Özel
Eğitim:
Özel
eğitim gerektiren bireylerin eğitim ihtiyaçlarını karşılamak
için özel olarak yetiştirilmiş personel,geliştirilmiş eğitim
proğramları ve yöntemleri ile onların özün ve özelliklerine
uygun ortamlarda sürdürülen eğitim olarak tanımlanır.
Özel
Eğitimin Amacı:
Türk milli eğitiminin genel amaç ve temel ilkeleri
doğrultusunda özel eğitim gerektiren bireylerin; toplum içindeki
rollerini gerçekleştiren başkaları ile iyi ilişkiler kuran
iş birliği içinde çalışabilen çevresine uyum sağlayabilen
üretiçi ve mutlu bir yurtdaş olarak yetişmelerini, kendi kendilerine
yeterli bir durama gelmeleri için temel yaşam becerilerini
geliştirmelerini, uygun eğitim programlarıyla özel yöntem,
personel ve araç gereç kullanarak ilgileri, ihtiyaçları, yetenekleri
ve yeterlilikleri doğrultusunda üst öğrenime, iş ve meslek
alanlarına ve hayata hazırlanmalarını amaçlar.
| |
Özel
Eğitim Gerektiren Engele Neden Olan Etmenler :
- Doğum Öncesi Nedenler
- Doğum Anında Karşılaşılan Nedenler
- Doğum Sonrasında Karşılaşılan Sorunlar
GünlükYaşam
ve ÖZBAKIM Becerileri :
Çocuğunuzun Kişisel bakım ve temizliğini
bağımsız olarak gerçekleştirebilmesi (elini, yüzünü
yıkaması, dişini fırçalaması vb.) yemek yeme becerilerinin(çatal
- kaşık kullanma) kazandırılması, giyinme becerilerinin
öğretilmesi ve tuvalet kontrolünün sağlanması amaçlanmaktadır.
|
BEDENSEL ENGEL Ortopedik Engel
:
Hamilelik döneminde çocugun gelişim gösterememesi,
dogum anındaki zorlukla, genetik mutasyonlar, çocuk felçleri,yada
sonradan yaşın ilerledigi dönemlerde çeşitli kazalar,trafik
kazları,omirilik zedelenmeleri vs.
Spastik
engel :
Kasıntılı beyin felci anlamına gelir .Dogum
öncesi yada dogum sonrası nedenlerden ortaya cıkan bedensel
özür grubuna girmekle birlikte birkaç özürle birlikte de gözlenmektedir
.Bunlar zihinsel engelle birlikte gözlenebilmekte, fiziksel
yetersizlik yanında konuşma bozuklugu ve yogun zihinsel engelle
birlikte gözlenebilmektedir.Ancak yine de spastiklik bedensel
engelliler grubunda ele alınabilmektedir.
EĞİTİM YAŞANTILARI :
Yoğun bedensel engel ve kasıntılar olmasına ragmen zihinsel
yeterlilik gösteren çocuklarımız uygun ortam ve anlayış gösterildiğinde
gayet başarılı olabilmekteler.Yogun giden fizik tedavi rehabilitasyon
çalışmaları yanında zihinsel, konuşma, psikolojik eğitimlerle
ilkögretim hayatına hazırlanmalıdır.
Ancak en büyük sorun spastik kelimesiyle
ürken anlamayan ve okulunda böyle birşeye izin verilmesinin
diğer çocuklar adına uygun bulmadıgını söyleyen müdür ve öğretmenleri
aştıgınızda bazı eğitim haklarından yararlanabilirsiniz.
Ancak siz siz olun çocugunuzun zihinsel
sorunu yoksa özel eğitim merkezlerinde eğitim vermeye kalkmayın,kesinlikle
normal çocuklarla aynı ortamı paylaşmalılar.Yoğun bedensel
ya da dil yani konuşma sorunları olsalar dahi normal sınıfta
olmalılar, çünkü egitimciler eğitim amaçlarını sıralarken
mangalda kül bırakmazlar ,hep derlerki "bireysel farklılıklara
göre egitim verecegiz ölçme degerlendirmeyi de yine bu farklılıklara
göre yapacagız", ancak bu palavralar gerçekte oldugu
gibi değildir.
ZEKA
GERİLİĞİ NEDİR?
Zeka değişik kitaplarda ve değişik kaynaklarda
değişik şekillerde tarif edilmektedir. Pratik olarak yeni
bir durumla karşılaşıldığında yeni uygun yanıtlar gösterebilme
yeteneği olarak tanımlanabilir. Zeka ile bilişsel fonksiyonlar
arasında paralellik vardır.
Zeka gelişimi bebeklik, çocukluk ,ergenlik
ve yetişkinlik dönemlerinde önemli değişiklikler geçirerek
devam eden önemli bir süreçtir. Çocuğun 5 yaşından sonraki
zeka gelişim süreci erişkin dönemler için önemli bir gösterge
iken 5 yaşından öncesi erişkin dönem için kriter sayılmaz.
Zeka seviyesi için kullanılan terim IQ zeka
bölümü olarak bilinen iki kelimenin (Intelligency Quotient)
baş harfleridir. Zeka ölçümü için değişik testler kullanılmaktadır.
Sonuçta çıkan değerler kişinin zeka seviyesini gösterir.
Zeka geriliği bilişsel yetilerin tümünü
etkileyecek şekilde zeka gelişiminin geri ve yavaş olması
ile karakterize bir tablodur. Bir kişiye zeka gerisi diyebilmek
için IQ katsayısının 70 in altında olması ve günlük yaşamında
işlevselliğinin bozulmuş olması gerekir. Hafif derecede zeka
geriliklerinin toplumda görülme oranı %2-3 iken orta ve ağır
derecedekilerin oranı % 0,3 tür.
Zeka geriliği nedenleri arsında en sık olarak
kromozomal anormallikler suçlanmaktadır(%40). Bunun yanında
sebebi açıklanamayan zeka gerilikleri ve genetik nedenli zeka
gerilikleri de vardır. Ayrıca doğum sırasındaki bazı travmalar
ve doğumun uzun sürmesi gibi nedenlerde zeka geriliğinde neden
olarak suçlanmaktadır.
Zeka geriliğinin en önemli belirtisi kişini yaşına
ve konumuna uygun işlevselliği gösterememesidir. Ayrıca kas
kontrolü yani motor gelişimi dili(lisanı) kullanma yeteneği
bozuk,anlama ve kavrama yaşıtlarından geridir. Ayrıca bazı
zeka gerisi kişiler ciddi akıl hastalıkları gibi belirtilerle
karşımıza çıkabilir.
Zeka geriliklerinin tanınmasının önemi gerekli
eğitimle bu kişilerin topluma ve ailesine kazandırılmalarının
mümkün olmasıdır. Bu nedenle ciddi düzelmeleri tedavi ile
sağlamak çoğunlukla mümkün olmasa da bu işlevselliği sağlamak
ailenin ve toplumun yükünü ciddi manada azaltacaktır. Bir
de zeka geriliği ile karışan özel öğrenme bozuklukları ile
ayrım yapıldığında tedavi daha kolay olmaktadır.
Özel öğrenme güçlüğünde zeka normal veya
normale yakın olduğu halde zihni fonksiyonların bazılarındaki
yetersizlik dolayısıyla öğrenmede zorluk ortaya çıkar:
1- Gelişimsel matematik öğrenme bozukluğu
2- Gelişimsel yazma zorluğu
3- Gelişimsel okuma zorluğu
4- Gelişimsel telaffuz zorluğu
Bu durumlar zeka geriliği olmayıp tedavileri mümkündür.
MENTAL
RETERDASYON(ZİHİNSEL GERİLİK) : Dogum öncesi,dogum
anı ve doğum sonrası nedenlerle zihinsel anlamda hayat yetilerinin
ve becerilerinin kazanılmaması, öğrenme ve eğitilme zorluklarının
ortaya çıkmasıdır.Zeka seviyesi 65-70 altında olup, mevcut
ortam ve durumlara adaptasyon özelliğinin az olması durumudur.
Zihinsel engelli çocuklarımızı eğitilebilir
yada öğretilebilir olarak gruplayabiliriz.Embesil yada moron
gibi alt zihinsel düzeylerde gruplar olsada , burada eğitilebilir
ve öğretilebilir çocuklar üzerine çalışmalar yapılacaktır.5-6
yaş gurubunda muhtemel fiziksel geriliğide göz önune alarak,
fiziksel exzirsize yanında okul öncesi eğitim proğramı uygulanmalıdır.
Öncelikle etkili ve verimli ölçme degerlendirme yapılarak
kapasitesi ortaya cıkarılıp, bunun doğrultusunda eğitim proğramı
hazırlanmalıdır.
Ne yazık ki hala ülkemizde bu konuda, bilimsel
eğitim veren eğitim merkezlerinin sayısı azdır. Var olanlarda
bence yetersizdir. Çocugunuzu devlet okuluna yada dernek adı
altında ne oldugu belli olmayan, dernekteki yegane sebebleri
kendi çocukları olan hatta bir süreden sonra eger çalışmayan
annelerden oluşan bir dernekse, bir zanmanların papatya dernekleri
gibi çalışacaklatrdır. Ancak sizin çocuğunuz özel eğitimalmak
zorundadır. Bu yüzden hayatta kullanacagı yeterli bilgilerin
yüzde doksanını sizden alacaktır, yada tamamen gönüllü özürlü
çocugu olmayan kişilerin oluşturdugu vakıf yada yeni olacak
özel eğitim merkezleri olacaktır.